Bir Müslüman Halkın Felaketinden “kar eden” O. çocukları

Suriye’de olan oldu…

Öyle oldu böyle oldu….

O suçluydu, bu kusurlu…

Olan oldu…

Şimdi dilimiz döndüğünce Ne oldu? sorusuna cevap arayalım…

Savaşı çıkaranlar

Suriye’nin Ürdün sınırında, Arap Baharı rüzgarına kapılmış ve muhtemelen ajite edilmiş gençlerin gösterisi, esed rejimi tarafından şiddetle bastırıldı ve pek çok genç gözaltına alındı…

Bu olayı yatıştırmaya ve sulh ve sukunun sağlanmasına yönelik gösterilmesi gereken hayırhah çabalar, tam aksine, silahsız gösterilerin silahlı bir kalkışmaya dönüştürülmesi için dünya sistemi ve onun bölgedeki işbirlikçisi rezil yöneticileri tarafından fırsat olarak göründü…

Herbirinin farklı saiklerle ve ama rezilce amaçlarla balıklama daldıkları fitne ve fesadın neticesinde, ve zalim esed rejiminin de aymazlığı ve klasik refleksleri sonucunda Suriye bir iç savaşın eşiğine geldi…

Önce yüklü paralarla ve istikbal vaadleriyle Suriye ordusunun kimi birimleri, emir komuta zincirinden kopartılarak ÖSO denilen bir acaib-garaib fitne ve fesat yuvası tesis edildi…

İstihbarat oyunları ve rüşvetlerle tesis edilen bu yapı, kısa zamanda bir halta yaramayacağını gösterdi, parçanın bütüne galebe çalamayacağı anlaşıldı…

Tek işi ve tarihsel mahareti “dostlarını arkadan bıçaklamak” olan ve bunu varoluşunun biricik yolu ve servet teraküm ve temerküzünün en karlı yöntemi gören “rezillerin rezili”, önce halife dediği adama, sonra birlikte huruç ale’s-sultan ettiği isyan arkadaşlarına, daha sonra arkası karanlık örgütünün diğer liberal ve ciamatçı hissedarlarına, bir adım sonra açılımın dağda, bayırda, ovada ve adadaki tüm bileşenlerine, daha sonra da uluslararasındaki en büyük ve en kirli partnerine bu ameliyeyi gerçekleştirerek, kendi hayatta ve en yukarıda kalmak için yapmayacağı rezillik olmadığını dünya aleme ispat etti…

Bu arada kendine, önce ülkücülüğe, sonra islamcılığa, en sonunda Türkiye’ye ihanet etme istidadını ispat eden, gavur tarafından, Moon ile, uluslararası CİA islam ünv. ile, sisteme yarar adam yetiştirme amaçlı kurduğu vakıf/at yetiştirme haraları ile, her ortamda ayakta ve kayrılmış olmayı başaran cvsiyle gözde bir Derin Sağ “şaman”ı suç ortağı alarak dünya sisteminin önüne attığı kemiklerin yağ oranını arttırma çabasında ileri adımlar atma istidadını gösterdi…

Her iki ağızdan artık Emevi camiinde namazlar, üç günde Şama varmalar, her yerleşim yerinde kıpırdayan yapraktan haberdar olmalar ile bir islam memleketi, bir ümmet parçası yerle yeksan edildi…

Üstelik tüm bunlar en çiğ ve en rezil ümmetçilik söylemleri ile gerçekleştirildi…

Ve bunlar, tüm bunları yaparken üç günlük dünya menfaatini her şeyin üstünde gören ve varoluşun amacı bilen pek çok karaktersiz arsız ve hırsızı da gerek kabul olmaz köpek duası/kalemi, gerek alkış, gerek oy, gerekse personel olarak istihdam etmeyi ve işine koşmayı da başardı…

Bugün itiraz edenler, yarın az bir menfaat karşılığı ikna edildi…

Bugün hissedar olanlar, hisselerine el konarak tasfiye edildi…

Justinyanus’tan beri bu topraklarda işleyen mekanizma, bu reziller eliyle tekrar işler hale getirildi…

İki milyondan fazla istismara musait, sahipsiz insanı pazara çıkaran bu karhane şöyle işliyordu:

a. İnsan Kaynakları Tedarikçileri:

Kimisi istihbarat örgütünün listelerini tedarik etti… Aşırı uç islamcı kaydı düşülenlerin…

Kimisi kulaklara üfledi, hey sen mücahid müslüman, senin burada ne işin var, bak orada cihad meydanı… Galipsen ganimet ve gazilik, ölürsen şehitlik… Üstelik ribatta olduğun sürece al sana çuvalla arap doları…

Kimisi ikna olmuşları sınır kapılarına kadar taşıdı… Ceplerine pasaportlar ve dolarlar konuldu…

Kimisi bunları sınırdan geçirdi… Ellerine silahlar tutuşturuldu… Bölgedeki savaş baronlarından birine teslim edildi…

b. Büro ve Sarf Malzemesi Tedarikçileri:

Kimisi kamyon kamyon mühimmat topladı, hurda fiyatına, dünyanın dört bir yanından… Tonu 3 kuruşa… Taşındı bunlar tırlarla sınır kapısına… Satıldı savaş baronlarına tonu 10 liraya…

Bir kerhaneci itiraf etti, “niye yakalattınız, niçin açık ettiniz” diye CİA başkanı arayıp, fırça attı… Ortak operasyonu deşifre ettiler diye…

c. Pazarlamacılar:

Şimdiye kadar götlerini kaşımak için kullandıkları, kalemtıraşla açılmış sivri uçlu kurşun kalemlerini ellerine alanlar, en has yandaşından en hür yandaşına kadar bu ticarette ekmeğin en kaymaklı yanına sulandılar…

Ardarda düzdükleri kelimeleri konuldukları anlamlardan saptırarak, cennet satan papazlar misali, bu operasyonu pazarlama çabasına girdiler… Bu yarışta önde olmak için, reislerinin taşşaklarını en önce ve en şehvetli biçimde yalamak için, birbirlerinin gözlerini oydular… Kuramadıkları hayallerini gerçekleştiren reislerinin…

Çoğu ihtisaslarını ümmetçilik, irancılık, devrimcilik üzerine yapmış olanlar, bu maharetlerini ve biriktirdikleri sözleri pazarlayacak alanlar bulmak için kurmaca gösteriler, ruhsuz yürüyüşler tertiplediler, yurt ve burs mahkumu öğrenciler eşliğinde…

Televizyonlarda “köşe kapmaca” yarışı başladı… İkişerli, üçerli, dörderli, beşerli yalama seansları yapıldı… Övdükçe övdüler, yaladıkça yaladılar…

Devamı var inşaallah…

 

d. Twetçiler:

e. Yardım Dernekleri:

f. Mülteci Kampları:

g. Emlakçılar/Ev Sahipleri:

h. Arap lokantaları/Kafeleri:

ı. Suriyeli Hayat Kadınları/Pavyonlar:

i. Tarihi eser Kaçakçıları:

j. Hurdacılar:

k. Petrolcüler:

l. İnsan kaçakçıları:

m. Şamrelciler/Can Yelekçiler/Botçular:

n. Organ Kaçakçıları:

o. Ucuz Emek Avcıları:

ö. AB imkanları:

p. Toplama Kampları:

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir