CHP ve Koalisyon; Mayınlı Tarlada Siyaset

CHP ve Koalisyon; Mayınlı Tarlada Siyaset

Seçim sonuçları ya koalisyon ya da erken seçimi dayatmış durumda. Aslında koalisyon da olsa en geç iki sene sonra seçim göründüğü için gerçek gündemimiz koalisyon mu yoksa hemen seçim mi olarak tanımlanmalıdır. Bu döneme AKP (daha çok Erdoğan) ciddi korkular içinde girmekteyse de belki de en sancılı süreci CHP yaşayacak gibi görünüyor.

CHP’ de iç çalkantı

Daha seçim sonuçları alınmadan Baykal Erdoğan görüşmesi, daha sonra AKP ile koalisyon ihtimali konusunda parti içinde hemen başlayan tartışma, Baykal’ın belli sayıda milletvekili ile bağımsız hareket edebileceği söylentileri bunun işaretlerini vermekte.

Toplumsal kutuplaşma ve riskler

T. Erdoğan’ın izlediği ve toplumun en az % 50’sinin kendisinden nefret etmesine yol açan politikaları toplumumuzu kimlik ve yaşam tarzı temelinde tam bir kutuplaşma içine itmiştir. AKP’nin gücünün kırılması için en beklenmedik kesimlerden dahi HDP’ye oy kayması bunun açık belirtisidir.
Öte yandan somut bir gerçeklik de Türkiye’de AKP ve Erdoğan uygulamaları sonucu zaten kırık dökük duran hukuk devleti zemininin ileri derece tahrip olmuş halidir. Komşu Müslüman ülkelerdeki kimlik temelli kamplaşmalar, iç savaşlar, yaşanan insani felaketler ve bütün bölgesel ve küresel aktörlerin bir yolla müdahale girişimleri ülkemizi de iç çatışmaların kıyısına getirmiştir. Henüz çözülemeyen Kürt sorunu taşıdığı bölgesel/küresel potansiyel ile bu çatışma zeminini sosyolojik olarak çok daha da güçlendirmektedir.

Ya koalisyon ya hemen seçim

Seçim sonuçlarının da gösterdiği gibi toplumun %60’ı AKP ve Erdoğan politikalarını mahkum etmiş ve ülkenin yeni bir yöne doğru evrilmesine kapıyı açmıştır. Bu anlamıyla makul olan muhalefet partilerinin bir hükümet kurması, yeni seçimlere kadar hukuk devletini yeniden ayakları üzerine diken, Cumhurbaşkanını anayasal sınırlara çeken ve halkın vicdanını kanatan yolsuzluklar ile hukuksal mücadelenin önünü açan bir hükümet programıyla ülkeyi daha demokratik bir yasal zemine taşımasıdır. Fakat ortaya çıkan TBMM aritmetiği ve özellikle MHP’nin HDP ve Kürt sorunu konusundaki tutumu bunu ciddi derecede engellemektedir.

“Doksanlı yılları aratmak isteyenler”

AKP ve eski/yeni devlet yapısı içinde özellikle Kürt hareketine tepki temelinde bir araya gelen,“Kürtlere 90’lı yılları aratacak” politikaları devreye sokmak isteyen ve bunu son günlerde bölgede yaptığı kışkırtmalar ile yürürlüğe koyan bir hareketin olduğu ortadadır. Bu hareketin ideal koalisyon önerisinin ise AKP-MHP hükümeti olduğu açıktır. Bunun karşısında CHP’deki her kesimin ve HDP’nin üç muhalefet partisine dayanan hükümet formüllerinin hepsine açık olduğu ortadadır. Bu durumda CHP-MHP ve HDP’yi içeren her türlü koalisyon veya azınlık hükümetleri alternatiflerinin gerçekleşmesi için tüm gayretin gösterilmesi gereği ortadadır. Fakat bunun gerçekleşmeyeceği ortaya çıktığı anda CHP, AKP ile koalisyon yapmalı mı yoksa yapmamalı mı? CHP’nin önündeki gerçek soru budur.

Sermaye düzen ister

Ulusal ve uluslararası güçlerin bazı kesimlerinin Erdoğan ile ilgili rezervleri olsa da, bir büyük koalisyondan yan olacakları açıktır. Zaten Kemal Derviş’in “bakan olurum” mesajlarına, piyasa sözcülerinin yazdıklarına bakınca durum anlaşılmakta. Küresel sermaye güçleri son tahlilde piyasanın çalışmasını, kredi kartlarının kullanılmasını ve büyük nüfusların sömürü/tüketim sisteminin içine alınmasını/içinde kalmasını isterler.Bu tamam da CHP’nin alternatifi nedir? AK Parti ile koalisyon yapıp yapmama kararı gündeme gelince CHP’nin hiçbir koşulda yapmayız politikasının sonucu hemen seçime gidilmesidir. Bu durumda bütün partiler tarafından koalisyon yapma teklifi kabul edilmemiş AK Partinin oluşturacağı kriz ve kamuoyu algısı ile seçimlere avantajlı gireceği açıktır. Bunun yerine CHP’nin temel değerlerini koruyan ve halkın mahkum ettiği Erdoğan/AKP uygulamalarını hukuk içinde geçersiz kılan, halkın her kesiminin vicdanının tam olmasa da tatmin eden ve anlaşılabilir şartlar ileri sürülerek yapılacak bir koalisyon tartışması toplum ve CHP açısından daha doğru gibi görünmektedir.

CHP siyasi ve ahlakı temeli sağlam bir öneri oluşturmalı

Bunun için tahrip edilmiş hukuk zemininin yeniden kurulmasını, Erdoğan ve başkalarının (Cemaat de dahil) anayasal sınırlara çekilmesini, Kürt sorunun çözümünde TBMM’nin devreye sokularak eşitlik ve özgürlük ilkeleri doğrultusunda çözüm sürecinin devamını, yolsuzluk soruşturmalarının gündeme alınması ve soruşturulmasını, CHP’nin başlıca sosyal vaatlerinin (asgari ücret, emeklilere iki ikramiye, taşeron işçiliğin kaldırılması, çitçilere destek gibi) yerine getirilmesini, iç güvenlik yasanın baskıcı unsurlardan arındırılmasını,gezi eylemlerinde öldürülen gençlerin katillerinin gerçek yargılanma yollarının açılmasını, demokratik seçim ve partiler yasasını garanti eden ve belki de dönüşümlü bir başbakanlığı öneren bir protokolü ile AKP ile koalisyon mümkündür. AKP bunları kabul etmez ise kaçınılma olarak yapılacak seçimlere şüphesiz ki CHP çok daha avantajlı girecektir.

Ne yazık ki “devrim tehdit” i değil kimlik temelli iç savaş tehdidi var.
Tabii ki sol/sosyal demokrasi bu küresel sömürü çarkının aşınmasını, kırılmasını ve “başka bir dünyayı” mümkün kılmak ister. Ancak bunu toplumsal ve siyasal koşullarını oluşturarak yapmak olasıdır. Bırakalım daha adil bir dünya hayalini, önümüzdeki süreç ülkemiz için Kürt sorunu ama ondan çok daha da ciddi boyutta dini kimlik ve yaşam tarzı temelli iç çatışma tehdidi ile karakterizedir. Ve bilinmelidir ki komşularımızda yaşananlara benzer iç çatışmalar “devrim” in değil olsa olsa iç savaşların çok bilinen vahşetinin tüten ocakları olmaya adaydır.
Bu süreç barışçı bir zeminde AKP’nin ve Erdoğan’ın geriletilmesi, bütün devlet ve toplum üzerinde tek başına uyguladığı vesayetinin kırılması ve toplumsal muhalefetin daha güçlü çalışmasına olanak sağlayan bir ortam oluşturabilir. Bu esasında biraz da CHP yönetim ve milletvekillerinin tutarlılığına bağlıdır. Böylelikle bu zor tablo bütün emekçilerin, Kürt halkının ve tüm ezilenlerin lehine çevrilebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir