G20 Münasebetiyle…

Ey AKP şürekası…

Sizi tehlikeli bir istikamette görüyor ve uyarıyorum…

Bu gittiğiniz yol yol değildir…

Dünya Liderleriyle aynı masayı paylaşmak, dünya sisteminin bendesi, kapıkulu ve hiç değil, şeriki olmaktır…

Bunda sevinilecek ve övünülecek bir yan yoktur…

Rezil tatminsizlik ve sefil itibar arayışınız, sizi bu noktaya sürüklemiş görünüyor…

İtibar ve akibet muttakilerindir ve Allah indindedir.

Peygamberin ağuşuna kavuşmayı reddederek, gavurun kucağında itibar arayanlar, tarihimize sefil, rezil ve alçaklar olarak kaydedilecektir…

Bugünlerde Antalya’da, daru’l-islamın bir parçasında Türkiye, İslam ve Müslümanlar aleyhine “yüvesvüs ve keyd” yapmak için toplanan şebekenin bir parçası olmaktan (…) mutlu olanlar, bu mutluluklarının dünya ve ahiret saadetine mal olacağını bilmek ve küfre destek olmanın küfür olduğunu idrak etmek mecburiyetindedirler…

Onların Gizli Toplantılarında Hayır Yoktur….

İslam Dünyasına yeniden ve yeniden çökmek için ve Daru’l-İslam’da tesis ettikleri karakollarını, takviye ve tesviye etmek için, bu kez Türkiye’nin “gavura en açık” bir parçasını ve “gavur takdirine en açık” bir grubunu seçen bu reziller ve işbirlikçileri, bu gün sesimizi kesmek ve hakikati gizlemek için kurdukları ve düzdükleri dolapları meşru göstermek amacıyla, Ankara’da ve Paris’te düzenledikleri hadiselerin arkasına sığınmaktadırlar…

Yapacakları işlere, gerek Türkiye’de (ANKARA Patlaması) müsait bir imkan, gerekse dünyada (PARİS Olayları) müsait bir ortam hasıl etmek amacıyla katlettikleri yüzlerce insanın kanı üzerinde, binlerce ve milyonlarca insanın kanını ve malını talan etmeğe girişme azmi içerisinde görünmektedirler…

Türkiye’ye düşen görev, bu masada garson, bende, kabadayı ve işbirlikçi olmak değil, bu masayı devirmek ve tesis edenleri çıktıkları ifsad deliğine değin kovalamaktır…

Türkiye ve Türk Milleti, bu düzenin, keydin bir parçası kılınamaz…

Akıllarını aldıkları büyük kitlelerin ve işbirliğine hazır kıldıkları mevcut şebekelerin (partiler, stklar, şirketler, imamlar ve aydınlar) varlığı, bizim bu düzeneğe rızamız olduğu anlamına gelmez…

Bunu beyan eder ve hesaplarını görmek, tuzaklarını bozmak için hazır olduğumuzu beyan ederiz.

İnna lillahi ve İnna ileyhi racuun…

Vesselam….

Mehmet Yılmaz

(Ferd-i Vahid)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir