İSLAM’IN 2. KOŞUSU NOTLARI (5) – Osmanlı Mirasının Önemi

Doğu sorunu, 1000 yıldır Batı için Türk sorunudur. Tarihin değişik dönemlerinde orta çağda, yeni çağda, yakın çağda ve günümüzde Batı için merkezler değişmiş olmasına karşın Türk sorunu temel sorun olarak süreklilik göstermiştir. Sorunun nihai çözümü de sonuçta Anadolu Türklüğünün varlığının ortadan kalkması ve Doğu-Batı ilişkileri içindeki yer ve rolünün savunulamaz hale gelmesidir. Küresel dünya düzeni bu nihai sonuca uygun gelişen yeni siyasetin adıdır. Bu siyasetinin uygulamada görüntüsü Bosna ve Körfez savaşıyla başlayan ve Arap baharı ile devam eden gelişmelerin ABD öncülüğünde Müslümanların himayeciliğine doğru genişlemesidir. Tarihte ilk defa bölge dışı Batılı bir güç sömürgeci olarak değil himayeci olarak Doğu(Müslüman) toplumları içinde egemenliğini genişleterek diğer Doğu uygarlıklarına karşıt düzenlemelerin dayanağı haline gelmektedir. ABD ortadoğusu kendi içinde çeşitli bölgesel, etnik, dinsel dar kimliklere bölünerek bir Balkanlaşma halini birlik ve dayanışma yerine itişme manzaralarını yansıtmaktadır. Tarihin sonu, medeniyetler çatışması, büyük satranç tahtası ve küresek kaos coğrafyası tezleri ile ABD merkezli uygulamada BOP olan yeni duruma hazırlıktır. ABD’nin günümüzde uygulamaya koyduğu küresel imparatorluk düzeni Anadolu Türklüğünün tarih içindeki yerine ve rolüne, Doğu cephesi adına ortaya konan Osmanlı barışına karşıtlık içermektedir. Türk kimliğinin savunulamaz hale gelişini, Türk toplum ve tarihine yönelik tartışmaları da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Yeniden biçimlenen ABD Orta Doğusu Osmanlı’nın olmadığı, Osmanlı’ya karşıt bir yeni dünya egemenlik örgütlenmesinin adıdır. Bunu Osmanlı’nın geri gelişi olarak tanımlamak, kendimize rol biçmek en hafif deyimle şaşkınlıktır. Bugünün koşullarında Osmanlı mirasına sahip çıkmak eski bir geleneğe saygı duymayı değil Osmanlı’nın tarih içindeki yerine ve rolüne sahip çıkmayı belirtmektedir.

Orta Doğunun Balkanlaştırılması sürecinin işletildiği bir zamanda, Yeni Osmanlıcılık, Osmanlı’nın tarihi mirasının ve rolünün tam aksine ABD orta doğusunun BOP’un bir parçasıdır.

Osmanlı’nın tasfiyesinden bu yana Doğu toplumlarının Batı’ya karşı askeri-siyasi sözcülüğünü ve savunmasını yapacak yeni bir siyasi örgütlenme ortaya çıkmamıştır. Osmanlı 19. Yüzyılda Doğu uygarlıklarının cephe örgütlenmesi olarak merkez konumunu yitirmesine rağmen 20. Yüzyıl başına kadar Batı saldırganlığına karşı direnmiştir.

Anadolu Türklüğü temel kimliğini Doğu-Batı çatışması içinde kazanmıştır. Osmanlılık bu dünya siyasetinin ifadesidir. Osmanlı’nın ortadan kalkması veya yenilgisi bu siyasetin veya kimliğin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Osmanlı dünya egemenliği  mirası Anadolu Türk toplum kimliğinin bir parçası olduğu için canlılığını, sürekliliğini korumaktadır.

Yavuz SOYSAL

Kaynaklar:

İlyaz Bingül, Turkut, Türkler, Türk Adıllılar, populistkultur.com
İlyaz Bingül, Devlet Düğümlü Türkler, populistkultur.com
İlyaz Bingül, Türk Düğümü Turchia’da Tarih Düğümü, Gram Yayınları
Claude Cahen,Osmanlılardan Önce Anadolu, Tarih Vakfı Yurt Yayınları
L.N.Gumilev, Etnogenez Halkların Şekillenişi, Yükseliş ve Düşüşleri, Selenge Yayınları
Ertan Eğribel, Sosyologca Dergisi, 3. Sayı

Not: yazı serisi bu yazı ile tamamlanmıştır.