İsmet Özel: Dil ile ikrar 4 (Türk milleti aleyhine her şey İslâm aleyhinedir)

BEZİLEN VE EZİLEN YALAN DÜNYA

Birisi karşınıza çıkıp, “Ben Türk değilim, çingeneyim; ama Müslüman bir çingeneyim!” dese, bu sözlerden ne mânâ çıkartırsınız? Sözlerden mânâ çıkartmak… Evet, önce buna bakalım.

İkrar edilenin mahiyeti ne olursa olsun, bir şeyin dil ile ikrarının ehemmiyeti kişinin kendisine tümüyle nakledilen hakikati tasdik hususunda hiçbir tereddüt sahibi olmadığını kabul edip göstermesindedir. Söz insanlığımıza kefil olur. Karakterimizi insanlığımıza kefil göstermek istediğimiz zaman söz veriyorum deriz. Söze müracaat edişimizden daha esrarlı bir maceranın başımızdan geçme ihtimali yoktur. Bu hususun sarahate kavuşması için şunu ilâve etmeyecek olursak hiçbir şey söylemiş sayılmayız: İnsanlar olarak bizim payımıza cümle âlemin dil ile ikrar ettiği sözlerden veya bizzat kendimiz olarak ikrar ettiğimiz sözlerden bir mânâ çıkartma salâhiyeti düşmemiştir. Dil ile ikrar bizi işitmişler zümresine ilâve eder, hepsi bu. Böylece bizden biri olmanın şartlarına kavuşuruz. Zamanında dinlemiş olmak ve halen dinliyor olmak bizi biz kılar.

Sözle bizlik kazanamayan Hıristiyanlar “Kilise dışında kurtuluş yoktur!” deme durumundadır.

Sözle bizlik kazanamayan Yahudiler kimliklerini kendilerini doğuran kadından aldıkları fikriyle hareket edeceklerdir.

Müslümanlar dil ile ikrar ettiklerini hayatta kalmalarına vesile olan canları ve mallarının emniyetine senet sayacaklardır. Dil ile ikrar ettiğini umursamayan ve fakat Müslüman bilinenlere hayatını bilhassa dil ile ikrar ettiğini umursayarak yaşayan Müslüman yabancıdır. 

Sözlerden mânâ çıkartma faaliyetine dalanların sözlerin mânâsına vasıl olmayı reddeden bir tavra sahip olduğu fark edilmelidir. Sözlerden mânâ çıkaranların hepsi dünyada aradıkları rahata bahane uydurmak isteyenlerdir. Buna mukabil sözlerin mânâsına vasıl olma gayesi güdenler ne yaparsa emr-i bi’l-ma‘ruf ve nehy-i ani’l-münkeriçin muhtaç olunan sarahati gözeterek yapar.

Bu yüzden onların dünyası her şeyini bilmediğin takdirde hiçbir şeyini bilemeyeceğin bir dünya haline gelir. Bizim dünya dediğimiz hâdise ve yalan dünya dediğimiz vakıa ise ilk şeyini bilir bilmez hakkındaki bilginin tamamına ulaşılan dünyadır.

Yalan dünya tabiri Türk lisanında niçin yer alıyor? Yalan dünya tabiri Türk lisanında hangi yeri alıyor? Öncelikle anlayalım ki, tarih boyunca Allah’ın askeri olmaktan başka hiçbir rütbeye talip olmamış Türkler dünyaya onu karalamak, onu takbih etmek niyetiyle yalan demezler. Kâfirlerin varlığını şüphe ile karşıladıkları öte dünyanın yalan olmadığını tasrih kastıyla, müşahede edilen dünyanın aslı olmadığını dilleriyle ikrar eden Türklerdir. “Fani”liğin rağbete değmediğini tasrih kastı güderek de, benimsemediğimiz, yaklaşmaktan imtina ettiğimiz her şeye “fena” diyoruz biz Türkler.

Dünyada vecibeleri ve mükellefiyetleri sebebiyle bulundukları şuurunu kuvveden fiile dilleriyle, edebiyatlarıyla, şiirleriyle geçirmiş millet Türk milletidir. Türk milleti aleyhine her şey İslâm aleyhinedir.

İsmet Özel, 5 Şubat 2016

Kaynak İstiklal Marşı Derneği