Kırbaşoğlu: Kabe’de yapılan ahlaki değil…

 

Suud’un İngiliz aklı, altını, imkan ve silahıyla İslam ümmetinin/bizim elimizden çekip aldığı ve üzerine yine ümmetten hırsızladıkları -dünya sisteminin işlemesi için yağ/oil görevi gören- petrollerden elde ettiği dolarla ile diktikleri zemzem towerları tasallutundaki Mekke ve Medine’ye ziyaret, özellikle siyasi figürler tarafından yapılanları, “bir taabbüt” olarak mı yoksa “bir gösteriş ve ihanet” olarak mı kabul edilmelidir sorusu temel bir mes’ele olarak ortada dururken ve Kabe ve çevresi sanki “Ebrehe’nin Fil ordusu” tarafından ele geçirilmiş durumdayken, bir de baktık ki, Türkiye’nin siyasetini ipotek altına almış ve kendi aralarındaki “rekabet” ve doyumsuz “hırsları”yla, memleketi yangın yerine çevirmiş olanlar, ard arda “asabeleri” ile gerçekleştirdikleri Kabe ziyaretleri ile Türkiye gündemine oturdular…

Kabe kapısını açtırıp, içeride namaz kılmayı “mal bulmuş mağribi” sevinciyle karşılayan ve bunları köşelerinden “ücreti mukabili” kamuoyuyla paylaşan bendeleriyle gerçekleştiren bu muhterem zevat, bir de üstüne “tüy dikip” iki balkon selamı çakmışlar…

Biraz vicdanı olan herkesin taaccüple karşılayacağı bu duruma “bir cılız ses” biraz da eksik bir yerden itirazda bulunmuş…

Paylaşmasak olmazdı…

(Editör)

AÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Hayri Kırbaşoğlu, A. Davutoğlu’nun ziyareti sırasında Kâbe’de yaşanan durumun ahlaki ve etik yönden sıkıntılı olduğuna dikkat çekti.

Kâbe’nin ar tık vatandaşlar tarafından (bol resim çekilen) stüdyoya çevrildiğini, etrafındaki yapılaşmalarla da kapitalizm tehdidi altında olduğunu vurguladı.

Kırbaşoğlu, “İbadetlerde olabildiğince gösterişten, şatafattan uzak durmak gerek. Daha doğrusu Allah rızasından başka ikinci üçüncü dereceden mülahazanın olmaması gerekir. Kâbe’de Allah’ın rızasını yerine getirmek için bulunulur. Bunun dışındaki adımlar bu ibadetin Allah’a arz kılınmasına zarar verir dedi.

fft99_mf6563396